11 Ağustos 2014 Pazartesi

sakitâne

Önüme bir masa
Üstüne bir dağ
Ben kondurdum
Belhte bıraktıklarım dün gibi hatırımda
Bende kalan ceket askıda,
belhte bıraktıklarım gibi duruyor
Bu beni aksine
Mutlu etmiyor
Seni ben hep görüyorum...
elbiselerle
Yeni mecazlar bulmak aczi,
Aczlerin en belirgin örtülmüşü;
Dünya,
başına yıkıldığında altında yalnız kalabildiğin yerdir.
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harfleri
Acz bile tutmuyor

30 Mayıs 2014 Cuma

saçlarımdan akan ruhum
orada geceyle örtüşüyor
birikince avuçlarıma, biliyorum
gecenin güne sıyrıldığı gibi
gözlerin gözlerimi bulacak

ancak eksik olanın tarifi kabildir
bittikçe keşfettiğini bitince anlayacaksın
bir salon ne kadar büyükse de nihayeti duvar
bir at
en hızlı koşarken de en fazla bir attır

kral değil çocuk çıplaktı
gözler perdeler bürünmüşken
giyinmek elbet abesle iştigaldir
ve evet dostum
bu bir çıplaklık övgüsüdür
söylesene madem;
en içini görüyorken ben
bu neyin örtüsüdür?

5 Ocak 2014 Pazar

uzak hürriyetin aşkıdır

daha görmeden bir ceylan ürker benden
ben ürkerim bir taydan
gecenin saçlarından topuklarına aktığı yerde
benim avuçlarımın ıslanışı fahrımdandır
utanmam durduğum yerde durmaya
eğer gidilecek yer nepalse
nepal uzaktır sana, ben uzağım nepale
nepal mahrumdur senden, sen mahrumsun nepalde
ve nepalde günler bir takvime sıralanmıştır
katıdır, sıkı ve sıkıcıdır
ânlara göre işlemez saatler
mesaisi vardır; tıklım tıklımdır ve tükenir
fiyakalı mecburiyetler vardır hep
dünya hiç durmadan döner mesela
öğle araları yemek lokantalarda yenir
çatallar özenle sağa konur masalarda
ama masalar yine aynı kirli bezle illa temizlenir
ve bütün bunlar herkeste ayrı ayrı övünç kaynağıdır

bense burda âdâbtan yoksunum şükür ki
müstağniyim, günüm güneşle başlamaz
saygısızım, saatler benden hoşlanmaz
gözlerim dargındır bana, görmediklerinden
kulağımın duymadığı çok ses vardır
memnunum istanbulu tanımamaklığımla
istihza ederim benden büyüklerle
rızkın onda dokuzunda gözüm yok
ummana sırtım döner bir damlayı severim
cahilim, kuralları çiğnemem
ila ahir