14 Ağustos 2013 Çarşamba

iftirak


en verimli dallarımdan budandım
bir taşım suda kimbilir kaç kere üst üste haşlandım

boynu bükülenlerin hesabını kimden sorarlar
zaten boynu bükük gezenlerden mi?

zaaflarımı hep ben kaçmakla
yüzüme çektiğim perdelerle yamadım
handan değilim
yoksa benim de vardı sizinkiler gibi
tekerleri dönmeyen oyuncaklarım

evet, görmez kimseler doğrudur
eğer toprağa gömersen başını
çoğu insan yüzüyle yaşar
ve bu sebeple onu korumalıdır
ben de bilirdim mamur çehreler kuşanmak
çünkü çehre kuşanılan bir şeydir
ve savaşırdım er meydanında
adım yazılırdı büyük harflerle
çehrem işler, ben öğünürdüm

insanlar ikiye
önce kendilerinden ayrılırlar
ve işte iftirak böyle başlar

sen hiç insandan başka hata yapan gördün mü?
kimdir şimdi eşref-i mahlukat
kimdir çokça zalim ve çokça cahil?

4 Ağustos 2013 Pazar

iltica

Onca övgünün ağırlığını taşıyabilen omurgamı korkular tahkim etmektedir
Biliyorum bunun sizin için bir önemi yok
Ama müstağni değilim
Sadece ticaretten anlarım mesela aldatılsam
fark ederim hemen
başka türlüsünü de bilmem
belki mümkündür ama
rızkın onda dokuzunda gözüm yok
gözünüzde çok şey okuyorum
bilmediğiniz şeyi size nasıl anlatayım?
neye üzüldüğüm konusunda çokça fikir sahibiyiz
ben yanılıyorum.
sizi bilmem, hakkınızda yanılıyorum
belki de bilirim, çünkü yanılıyorum
bunca matematiğe ne gerek vardı
matematik tacirin hilesinden kaçmanın yoludur
karşısında duramadığım iptilalar
merhametin kucağında düşen omzum
bana ölümü hatırlatıyor
acz kadar tatlı bir şey bilmiyorum