19 Eylül 2013 Perşembe

ısrarla anlamıyorum bazen, elimde değil
halbuki ne kadar ortada, ayan beyan
bu denli açıklıkta şaşırıyor insanoğlu
böylesi yanlış her doğruyu götürür

bak avuçlarımda senin kadar nasır yok
sesim kısık
gözlerim şiş değiller
e tutmayan nedir söyler misin bana
ben neden mutlu değilim, ellerim
neden güzel değiller

sıkı bir dünya, çalışkan ve dakik
gece okunmak üzere gündüz yazılanlar
düşmana saplanmak üzere bilenmiş hançerler
koşturmalar okullar samimiyet ve saadetler
gözkapaklarına sıkıştırılmış kürdanlar
ve dost meclislerinde giyilmek üzere çelik yelekler
bütün bunları saatlerce kuşanıyoruz

ben de her gece oturup tekrar açıyorum hesap defterlerini
hala tutmuyor burada bir şeyler
bir şehir yüreğime çöküyor
bir çocuk annesine kaçıyor

beni bu hale koyan nedir?
hangi muhkem yalandır beni bayındır kılan
söyler misiniz
dizim neresinden kırıldı ki düşemiyorum?

elbet ben de herkes gibi
herkesten farklı,
kalkık yakalarım ve mamur çehremle batakhanelerdeyim

"olmaz!" demiştim "bana olmaz!"
bütün adımlarım tamdı oysa
işler yaver giderse bu tartıma girmeyecektim
ama beni de aldılar

Rabbim, lütfun pek ağır geldi
bir de at veremez misin
beni de taşısın?
Senden gelen her şey hoş lakin
lütfun da zor kahrın da